"you can ask the universe for all the signs you want"
Gozde's Factory
oh my god that would be amazing
Heyecandan nasıl yazıldığını unuttum. Mavi ekranın allahsı versiyonu.
(via aykiriblog)
Sonra bir sürü küçük nokta vardı. Aptalın teki buna ‘küçük yıldızcıklar’ diyordu. Bense ona bakıp bir saniyeliğine ‘öyle aptalsın ki kafanı vücudundan ayırabilirim’ bakışı atıyordum. Sonra kafası gerçekten de vücudundan ayrılıyordu, dışarıya çirkin kokular yayılıyordu. Biz ise pencereyi açıp, bu hoş olmayan davranış hiç olmamış gibi davranmıştık. Buradaki, oradaki veya şuradaki biz, hiçbir zaman kalın çizgilerle belirgin değildir.
(Source: sekisinerim)
“Çok az kalmıştı. Eğer ben biraz daha uğraşabilseydim, bi parça daha ilerleyebilseydim. Tam olarak hangi parçada kendimi kaybettigimi hatırlayabilirdim. Ama çok zordu. Gördüğüm her şeyi anlamlandırmak.”
(via neyinkafasikibu)
Bak iste, burasi dunya. Buradaki herkes tum isteklerinin ‘bir fark yaratmak’ oldugunu soyler. Ama asil yaptiklari birbirlerini taklit edip, farkli gorduklerini dislamaktir.
İlk kurali ogrendin,
simdi baslayabilirsin.
(Source: imaginem-violentus, via aykiriblog)
Birgun bi’ cilginlik edip sacimi turuncuya boyasam, alay edip guler misin, yoksa sen de sever misin?
(Source: hvidt, via neyinkafasikibu)











